MEDITOPIA, 2025 YILININ İLK ÜÇ ÇEYREĞİNDE TOPLADIĞI VERİLERLE HAZIRLADIĞI WELLBEING RAPORUNDA TÜRKİYE’DEKİ ÇALIŞANLARIN DUYGU DURUMLARI, AĞRI NOKTALARI VE ESENLİK DÜZEYLERİNİ ANALİZ ETTİ. VERİLER, İŞ YAŞAMINDA PSİKOLOJİK DAYANIKLILIĞIN VE DUYGUSAL ESENLİĞİN ÖNEMİNİ YENİDEN HATIRLATIRKEN, RAPOR, ÇALIŞANLARIN STRES VE KAYGI DÜZEYLERİNİN YÜKSEK, MUTLULUK DÜZEYİ VE UYKU KALİTESİNİN ORTA, HAREKET SEVİYESİNİN İSE DÜŞÜK SEVİYEDE SEYRETTİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR.
Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerinde en çok çalışılan konuların başında yer alıyor. Meditopia’nın hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ise Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair en güncel tabloyu sunuyor. Türkiye genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlanırken, 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin yüksek seviyelerde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor. Raporun dikkat çekici sonuçlarına göre çalışanların yüzde 49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, yüzde 46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, yüzde 40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye • 74 ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.
İŞ HAYATI DUYGU DURUMUNU DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların yüzde 93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. Yüzde 75’lik kesim ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk endeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlanırken, araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiçbir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor. Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı rapora göre katılımcıların yüzde 84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da yüzde 50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor.
ÇALIŞAN SAĞLIĞI KURUM KÜLTÜRÜNE ENTEGRE OLMALI
Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulunuyor. Çalışan Wellbeing Raporu’nun tam sürümüne sayfadaki karekod ile ulaşabilirsiniz.
