MAİB YÖNETİM KURULU BAŞKANI SEVDA KAYHAN YILMAZ 3 HAZİRAN'DA ALMANYA'NIN SAYGIN SEKTÖR DERGİLERİNDEN O+P FLUIDTECHNIK İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ÖZEL RÖPORTAJDA, TÜRK SANAYİSİNİN GÜÇLÜ YÖNLERİNİ, AVRUPA PAZARI İÇİN ARTAN ÜRÜN KALİTESİNİ VE GÜNÜMÜZDE ÇEVİKLİĞİN NEDEN UZUN VADELİ PLANLARDAN DAHA ÖNEMLİ HALE GELDİĞİNİ ANLATTI.

MAİB Yönetim Kurulu Başkanı ve Kayahan CEO'su Sevda Kayhan Yılmaz

Sayın Yılmaz, kısa süre önce yalnızca Kayahan'ın CEO'su değil, aynı zamanda yaklaşık 26 bin üyesi bulunan Makine İhracatçıları Birliği'nin de Yönetim Kurulu Başkanı oldunuz. Türkiye'de makine sektörünün durumunu şu anda nasıl değerlendiriyorsunuz?

"ÜYE FİRMALARIMIZ SON DERECE ÇEVİKTİR VE DEĞİŞEN KOŞULLARA HIZLA UYUM SAĞLAYABİLİRLER. GÜNÜMÜZDE BU ESNEKLİK EN ÖNEMLİ REKABET AVANTAJLARINDAN BİRİDİR."

Türkiye'de sanayinin mevcut durumu, dünya genelindeki görünümden çok farklı değil. Son yıllarda karşı karşıya kaldığımız belirsizlikler doğal olarak birçok yeni zorluğu beraberinde getirdi. Buna rağmen memnuniyetle söyleyebiliriz ki Türk makine sanayisi son sekiz yılda dünyanın en hızlı büyüyen ikinci makine sanayisi olmuştur. Hedefimiz yalnızca büyümek değil, aynı zamanda nitelikli ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamaktır. Amacımız Avrupa ortalamasının üzerinde performans göstermek. Üye firmalarımız son derece çeviktir ve değişen koşullara hızla uyum sağlayabilirler. Günümüzde bu esneklik en önemli rekabet avantajlarından biridir.

Son yıllarda en belirgin değişim ne oldu?

Türkiye'de üretilen ürünlerin kalitesini önemli ölçüde artırdık. Aynı zamanda Türk makine sektörü oldukça geniş bir yapıya sahip. Toplam 23 alt sektörde faaliyet gösteriyoruz ve birçok ülkenin aksine bu çeşitliliği korumayı başardık. Bu durum Türk makine sektörünü hem güçlü hem de birçok alanda kendi kendine yeterli kılıyor. Üye firmalarımız özellikle Almanya, Japonya ve ABD gibi önde gelen makine üreticisi ülkeleri örnek alıyor. Bu nedenle en önemli ihracat pazarlarımız da gelişmiş sanayi ülkeleridir. Ancak bu pazarlar son yıllarda ciddi değişimler geçirdi. Müşteriler artık ihtiyaçlarına tam olarak uyarlanmış, yüksek kaliteli ve teknolojik açıdan gelişmiş çözümler talep ediyor. Dijitalleşme konusunda henüz olmak istediğimiz noktada değiliz, ancak rakiplerimizle kıyaslandığında önemli ilerlemeler kaydettik. Bunun sonuçlarını özellikle verimlilik artışı ve üretkenlikte görüyoruz.

Makine İhracatçıları Birliği birkaç yıl önce sürdürülebilirlik programı başlatmıştı. Bu programın durumu nedir?

Sevda Kayhan Yılmaz ile yapılan röportaj, O+P Fluidtechnik'in internet sitesinde Wir sind agil und reagieren schnell başlığıyla yayımlandı

Sürdürülebilirlik bizim için geleceğin en önemli konularından biri ve rekabet gücümüz açısından hayati öneme sahip. Bu nedenle makine sektörüne yönelik, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu bir sürdürülebilirlik eylem planı geliştirdik. Özellikle enerji arzı ve enerji yönetimi konularına odaklanıyoruz. Türkiye'de enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 50'si doğal gazdan, yüzde 50'si ise elektrikten karşılanıyor. Elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynakları ise giderek daha önemli hale geliyor. Temel yaklaşımımız tek ve katı bir gelecek planına bağlı kalmak değil; bunun yerine farklı senaryolar ve stratejiler geliştirerek küresel koşullardaki değişimlere hızlı tepki verebilmeyi amaçlıyoruz. Aynı zamanda hem bölgemizdeki hem de Avrupa Birliği'ndeki gelişmeleri sürekli takip ederek planlarımızı buna göre güncelliyoruz. Sürdürülebilirlik alanında şu anda EcoMentor adlı yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bu programda şirketlere birebir rehberlik edilecek, eğitimler verilecek, gelişim planları hazırlanacak ve kıyaslama (benchmarking) imkânları sunulacak. Programın 2026 yılında yayımlanması planlanıyor ve yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası erişime de açık olacak.

Sürdürülebilirlik yalnızca iklim koruması anlamına gelmiyor; sosyal boyutları da var. Örneğin Kayahan'da yönetim kurulu üyelerinin tamamı kadın...

"MAİB YÖNETİM KURULUMUZDAKİ 11 ÜYEDEN 4'ÜNÜN KADIN OLMASI TESADÜF DEĞİL, UZUN YILLAR SÜREN BİR GELİŞİM SÜRECİNİN SONUCUDUR."

Evet, doğru. Ancak biz herhangi bir kadın kotası ya da benzeri uygulamalar talep etmiyoruz. Bildiğiniz gibi MAİB Başkanlığı görevimden önce de Başkan Yardımcılığı yapıyordum. Vurgulamak istediğim nokta şu: Türkiye'de, özellikle sanayi sektöründe, kadınlar yönetim pozisyonlarında giderek daha fazla yer alıyor ve birçok durumda Avrupa'daki benzer oranların da üzerindeyiz. Teknik ve endüstriyel mesleklerde kadınların oranı da son yıllarda belirgin şekilde artıyor. Bu durum bazı okuyucuları şaşırtabilir, ancak bazı alanlarda Türkiye birçok Avrupa ülkesinden daha ileridedir. Elbette hâlâ aşılması gereken zorluklar bulunuyor. MAİB yönetim kurulumuzdaki 11 üyeden 4'ünün kadın olması tesadüf değil, uzun yıllar süren bir gelişim sürecinin sonucudur. Kadınlar güçlü stratejik yetkinlikler getiriyor. Genellikle uzun vadeli düşünüyor, istikrara önem veriyor, riskleri daha bilinçli değerlendiriyor ve sorunlar büyümeden önce çözüm arayışına yöneliyorlar.

Özellikle hidrolik ve akışkan teknolojileri alanında önümüzdeki on yılda hangi gelişmeleri göreceğimizi düşünüyorsunuz?

Makine sektörünün genelinde olduğu gibi hidrolik ve akışkan teknolojilerinde de yapay zekâ ve robotik önümüzdeki yılların belirleyici teknolojileri olacak. Bu teknolojilerin şirketlerde kademeli olarak uygulanması gerekiyor. Bunun yanında alternatif malzemeler, yeni ham maddeler, enerji verimliliği ve profesyonel enerji yönetimi gibi konular sektörümüz açısından önemini koruyacak. 10 yıl sonra teknolojinin tam olarak nasıl görüneceğini bugün kesin olarak söylemek mümkün değil; farklı bilimsel alanlardaki gelişmeler mevcut süreçleri kökten değiştirebilir. Öte yandan bugün hidrolikle çalışan birçok uygulamanın elektrikli sistemlere dönüşümü söz konusu olduğunda, kendi deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Şirketimiz 23 metre uzunluğa kadar çok büyük hidrolik silindirler üretiyor ve bu büyüklükteki uygulamalarda hidrolik teknolojisi önümüzdeki yıllarda da vazgeçilmez olmaya devam edecektir.

Röportajın tamamını, O+P Fluidtechnik dergisinin internet sayfasından okuyabilirsiniz.